Sıkça Sorulan Sorular

    Bal hakkında doğru bilinen yanlışlar nelerdir?

    1-Saf Bal Kesiksiz Akar, Yaygın bir halk inanışı şekersiz balın sızdırıldığında kesiksiz akması gerektiğidir.Bu bilinen yanlışlardan biridir.Bir balın akışkanlığı mevsime, ortam sıcaklığına ve baldaki nem oranına göre değişir.Elbette ki kışın sızdırılan bir bal ile yazın sızdırılan bir bal aynı akış karakteristiğini göstermeyecektir.Öyleyse balı sızdırarak saf ve sahte olduğunun anlaşılması mümkün değildir.

    2-Saf Bala Çakmak Tutulduğunda Parlamaz, Bir diğer halk inanışı da bala kürdan sokup sonra da kürdanı çakmakla yakarak balın ateşte parlayıp parlamadığıdır.Parlıyorsa şekerli parlamıyorsa şekersizdir.Bu bilinen ve inanılan test yöntemlerinin en komiğidir.Hiçbir geçerlilik payı yoktu.

    3-Saf Bal Şekerlenmez, Özellikle kış aylarında 14C derecenin altındaki ısı dalgalanmalarında bal zamanla donarak kristalize olur.Bu kışın saf zeytinyağının donması ya da suyun 0 derecenin altında donması gibi doğal ve fiziksel bir olaydır.Ancak toplumda bilinen en büyük yanlışlardan biri de budur. Tamamen doğal olan balın kristalizasyon işlemi halk arasında bal şekerlendi olarak bilinir ve kristalize olan bala şekerli damgası vurulur.Saf Çiçek Balı Kristalize olur.Eğer kış aylarında balınız kristalize olmuyorsa o zaman bir şeylerden şüphelenmeye başlamalısınız. Ancak burada belirtilmesi gereken özel bir durum var.Bazı çiçeklerin balları daha erken bazı ballar ise daha geç olmak üzere bütün ballar kristalize olur.Bu kristalizasyon işleminin süresi ve şekli balın kaynağına göre değişmektedir.Örneğin kestane balı çok zor kristalize olurken çiçek balı çok çabuk kristalize olabilir.Yine aynı şekilde bazı çiçek balları uzun vadede ince tanecikler halinde kristalize olabilirken, bazı çiçeklerin balları ise çok kısa sürede ve kalın tanecikler halinde kristalize olabilir.

    4-Saf Bal Boğazı Yakar/Yakmaz Bu da yine yaygın bir inanış ancak çelişkili bir inanış.Kimine göre gerçek bal boğazı yakarken kimine göre ise gerçek bal boğazı yakmaz.Hatta bir defasında aynı kavanozdaki balı tadan iki farklı kişinin “Aaa, bak işte boğazı yakıyor işte bu gerçek bal” , “Boğazı hiç yakmıyor çok yumuşak işte gerçek bal bu” dediğine şahit olmuştum.Yani bir balın yendiğinde boğazı yakıp yakmayacağı aynı bal için bile göreceli bir kavram.Kişinin tadımı yapmadan önce ne yediğinden, sigara içip içmediğine, balın hangi çiçekten elde edildiğine kadar uzanan çok göreceli bir kavram.Asla ve asla bir balın boğazı yakıp yakmaması onun saflığıyla alakalı bir bilgi vermemektedir.

    5-Balın Rengi, Bazı kişiler saf balın renginin koyu olması gerektiğini söylerken bazıları da açık olması gerektiğini söyler.Bir balın rengi elde edildiği çiçeğe göre değişiklik gösterir ki zira aynı kovan içerisindeki yan yana duran iki peteğin ballarının bile rengi birbirini tutmayabilir.Yani balın rengi de bize saflığı hakkında bir bilgi vermiyor. Peki biz gerçek balı nasıl anlayacağız diye söylenmeye başladığınızı duyabiliyorum.Ancak ne yazık ki gerçek bir bal kültürünüz yoksa, balın kokusunu, içerisindeki enzimlerin rehasını tanımıyorsanız yani bir bal uzmanı değilseniz gerçek bal ile şekerli balı ayırt etmeniz çok zor.

     Arı Görmemiş Bal; Aslında bir nevi reçel mantığıyla üretilen bu ürünler bir takım yapay esanslar ile bal tadı ve kokusu verilmeye çalışılmıştır.Aslında en kolay ayırt edebileceğiniz ürün bu. Her ne kadar esans katılmış olsa da Ürünün kapağını açtığınızda bir bal kokusu alamazsınız, tadı ise içerisinde bala özgü enzimler olmadığı için bariz bir şekilde şeker ağdası gibidir.Ağzınızda hiçbir reha bırakmaz.

    Arı Görmüş, Çiçek Görmemiş Bal; Bu bal beklide Türkiye’de en fazla gözüken bal çeşidi.Her ne kadar arılara şeker şurubu beslemesiyle arıların bal yapması sağlansa da arılar yine de doğaya çıkıp polen, propolis vb. diğer arı ürünlerini de toplayabilmek için kovandan ve şeker şurubu bidonlarından ayrılırlar.Bu sayede arıcı her ne kadar şeker beslemesi yapsa da bal tamamen şeker şurubundan oluşmaz.Arı yine de doğadan bir şeyler kovana getirir.Arıcının verdiği şeker şurubunu da kendi enzimleriyle invert ederek bala dönüştürdüğü için bu balı arı görmemiş baldan rahatlıkla ayırt edebilirsiniz ancak şekersiz bir baldan ayırt etmeniz daha zor. Ancak  şeker profili analizi ile ayırt edebilirsiniz.

    Şekersiz Bal; Arıya şeker verilmeden üretilen arının doğadan kendi topladığı balın kokusu ve rehası diğer ballardan bambaşkadır.
     

    Balın işlenmesinde yapılan hatalar nelerdir?

    Balı, içindeki enzimleri öldüren pastörizasyon işleminden geçirmeden dolum yapıyoruz. Bu uygulama Türkiye’de pek yapılan bir uygulama değil.  pişirilmeden/pastörize  üretilen balın enzim kaybına uğramadığının bilinmesi gerekir.  

    PİŞİRME(PASTÖRİZE)  İŞLEMİ ENZİM KAYBINA NEDEN OLUR


     Balı, içindeki enzimleri öldüren “Pastörizasyon” adlı ısıl işleme tabi tutmuyor, polenlerin ayrılmasına sebep olacak şekilde filtre etmiyoruz.  Yani ’Ham Balı’ işlenmemiş, doğal balı  en doğal haliyle paketliyoruz.. Ham Balın kalitesini doğru anlamak, doğru tarif edebilmek adına kristallenme ve pastörizasyon kelimelerini anlamak gerekiyor.


    KRİSTALLENME NEDİR?


    Kristalleşme tamamen doğal  fiziksel bir olaydır., kristalleşen balın yapısında, besin değerlerinde, kalitesinde de herhangi bir değişiklik olmaz. Halk arasında kristalleşmiş balın içerisine glikoz katıldığı gibi olumsuz bir düşünce vardır. Gerçekte ise doğal bal çam balı hariç kristalize olur. Ancak içine glikoz/vs  katılan balın kristalleşmesi nerdeyse imkansızdır. Arıya şeker şurubu verilerek yapılan besleme balların içinde daha az polen olacağı için bu tip ballarda da kristalizasyon geç olacaktır. Kısacası çiçek  balı belli bir zaman sonra kristalize olmuyorsa o balda bir sıkıntı var demektir.


    PASTÖRİZASYON NEDİR?


    Gıda maddelerine 60 °C’den 100 °C dereceye kadar ısıl işlem uygulanmasına pastörizasyon denir. Genellikle üreticiler balda kristalizasyonu geciktirmek için bu olumsuz uygulamayı uygularlar. Ovacık Doğal ballarının üretiminde kesinlikle pastörizasyon uygulamasını kullanmamaktadır.


    BAL NİÇİN PASTÖRİZE EDİLİR?


    Pastörizasyon işlemi ile genelde gıda maddelerinde bulunan mikroorganizmalar ve enzimler öldürülerek, gıda maddesinin raf ömrü uzatılır.
    Balda pastörizasyon uygulanmasının sebebi ise diğer gıda maddelerinden tamamen farklıdır. Çünkü balın doğal yapısından dolayı içinde mikroorganizmalar yaşayamaz. O halde geriye bir tek enzimlerin öldürülmesi kalır.  Halk arasında şekerlenme olarak tabir edilen “kristalleşme” olayının ortadan kaldırılması için kristalleşmenin başlamasında tetikleyici olan enzimler yüksek ısıda öldürülür ve  bal pastörize edilir. Bu işlem balda yüksek hmf değerine sebep olur.  

    .
    FİLTRASYON NEDİR?


    Balın doğal yapısında bulunan, arı poleni gibi katı partiküllerin ballardan uzaklaştırılmasına filtrasyon denir.


    BAL NİÇİN FİLTRE EDİLİR?


    Arı poleni balda kristallenmeye sebep olan etmenlerden biridir. Kristallenmeyi önlemek adına ayrıntılı bir filtrasyon işlemi yapılır.  Kristallenmemesi adına ince bir filtrasyona maruz kalan bal içindeki poleni tamamen yada kısmen kaybetmiştir. Özetle “Ham Bal” yani işlenmemiş, doğal bal enzimlerini yitirmediği ve polenini kaybetmediği için değerini koruyan bir baldır. Ovacık doğal ballarına ısıl işlem uygulamaz.

                

    Propolis Ekstratın Özellikleri Nelerdir?

    OVACIK DOĞAL PROPOLİS EKSTRATI 20 ML  UYARI VE ONEMLİ BİLGİLER

     * Ovacık propolisi özel ambalajında ve bu ürüne özel damlalığı ile rahat kullanımınız için paketlenmiştir.

    *  Piyasadaki benzerlerine göre çok daha farklı ve zengin bir fitokimyasal içeriğe sahiptir.

    * Eğer daha önce herhangi başka bir marka propolis kullanmışsanız Ovacık propolisinin tadı size biraz farklı gelebilir. Çünkü propolisin tadını sadece arıların ziyaret ettiği bitkilerin aroması değil aynı zamanda ham propolisin hangi yöntemler ile ekstre edildiği ve bu yöntemlerde kullanılan çözücü kimyasalların neler olduğu belirler. Sıklıkla propolis ekstraksiyonlarında etil alkol, metanol, aseton, eter ve glikol gibi kimyasallar kullanıldığından alışık olduğunuz tat aslında bu kimyasallar ile karışık haldeki çözünmüş propolistir.

    *Özellikle alkol ekstrelerinde alkolün etkisi ile propolis rengi de oldukça koyu, tadı acı ve boğazı yakıcıdır. Ovacık propolisi hazırlanırken üretimin hiçbir aşamasında kimyasal bir çözücü kullanılmamaktadır. Üretimde yalnızca steril saf su kullanılmaktadır. Su bazlı olmasına karşın özel bir yöntem ile ekstre edildiğinden diğer propolislere göre çok daha yoğun miktarda fenolik bileşen içermektedir, buna rağmen rengi açık kahverengi olup tadı acı değildir, kullanırken boğazı tahriş etmez.

    * İçerisinde hiçbir sentetik koruyucu madde bulunmadığından açıldıktan sonra 1 ay içerisinde tüketilmesi ve bu süre içerisinde buzdolabından saklanması besin değerinin muhafazası açısından son derece önemlidir.

    * Organik materyalde zaman zaman çökelme oluşabilmesi nedeni ile kullanmadan önce mutlaka çalkalanması gereklidir. Ancak henüz açılmayan ürünleri uzun süre ve son kullanım tarihine kadar oda sıcaklığında saklayabilirsiniz. Doğrudan güneş ışınlarına maruz kalmaması açısından koyu renk şişelerde paketlenmiştir. 

    *Özel kapağı propolisin hava almasını engeller ve ürünün besin değerini ve antioksidan özellikteki doğal içeriğini koruyucu niteliktedir. 

    *Aldığınız propolisin içerisinde %kaç ham propolis olduğu değil ham propolisin içerisindeki faydalı maddelerin hangi oranda taşıyıcı ve çözücü sıvıya geçtiği yani kullanılabilir olduğu önemlidir. Yani propolisin kalitesini %10 ya da %20 oranında ham propolisten hazırlanıp hazırlanmadığı değil yeterli miktarda ham propolisin ekstresi sonucu ortaya çıkan yoğun fenolik bileşenler içermesi belirler. Ovacık propolisin de çok yüksek oranda fenolik bileşenler bulunmaktadır. 

    * Propolisin doğal kimyasal içeriğini temelde arıların ziyaret ettiği bitkiler belirler. Örneğin Türkiye’de özellikle kavak kökenli propolis yaygındır. Ancak kavak propolisi kafeik asit, sinnamik asit, quercetin ve farnesol gibi alerjen olduğu bilinen bazı kimyasal maddeler içermektedir. Ovacık propolisin de kavak orijini bulunmamaktadır. Ayrıca propolis içerisinde balmumu kalıntısı olması halinde de yine bazı alerjik reaksiyonlar ortaya çıkabildiğinden balmumu uzaklaştırılmıştır. Propolise alerjisi olanlarda temastan kaynaklanan dermatit benzeri reaksiyonlar, dudak kuruluğu ve deri döküntüleri ile ağızda ve diş etinde yaralar oluşabilir. Nadiren solunum yetmezliği görülebildiğinden özellikle akciğer kanseri tedavisi gören hastaların, zatürre ve alerjik astımı olanların propolis kullanımı önerilmez.

    * Propoliste ekstraksiyonda kullanılan etil alkolün bulunması durumunda özellikle ağız mukozasından hasarlara, gastorintestinal sistemde sorunlara ve 6 yaş altı çocuklarda kalıcı sindirim sistemi sorunlarına yol açabilir. 

    *Alkol kalıntısı olan propolisleri kullananların metronidazol içeren ilaçlar ile etil alkol etkileşimi şiddetli bulantı gibi yan etkilere neden olabildiğinden bu tip ilaçları alanların propolis kullanmamaları önemlidir. Ovacık propolis de alkol ya da başka herhangi bir kimyasal çözücü kullanılmamaktadır. 

    *Tüm fitokimyasal içerik, uçucu bileşen ve toplam fenolik madde analizleri yapılmış ve bilimsel olarak farklılık taşıdığı gösterilmiştir. 

    * Üretiminde sadece su kullanıldığından herhangi bir besin ile karıştırılmadan doğrudan tüketileceği gibi pekmez, bal, meyve suyu, çay,  ıhlamur gibi çok sıcak veya çok soğuk olmayan sıvılar ile karıştırılarak da kullanılabilir. 

     

    * Ovacık propolis içerisinde sadece Tunceli yöresine ait propolis bulunmaktadır. Kesinlikle ithal propolis kullanılmamaktadır. Türkiye’de propolis ithalatı sıklıkla Çin ve İran’dan yapılmakta olup bu ülkelerde arıcılığın yapıldığı alanlarda son derece yüksek oranda ve kontrolsüz böcek ilacı kullanımı yaygındır. Bu ilaçların kalıntıları genellikle ilaçlamanın yapıldığı alanlara yakın yerlerdeki arılıklardan elde edilen çeşitli arı ürünlerin de geçmektedir. Aynı şekilde arı hastalıklarına karşı kontrolsüz kullanılan antibiyotiklerin de kalıntıları bu arı ürünlerinin içerisinde bulunmaktadır. Bütün bunlara ek olarak arılıkların özellikle Çin’de karayollarının çok yakınlarında bulunması nedeni ile bu ülkeden gelen propolis dahil pek çok arı ürününde ağır metal kalıntısına rastlanılmaktadır. Bu kalıntıların tamamı insan ve çevre sağlığı açısından son derece zararlıdır. Ayrıca menşei belli olmayan ithal propolislerin üretim metotlarının ve taşınma ve depolanma yöntemlerinin hijyenik kurallara uygun olup olmadığı konusunda da herhangi bir bilgi bulunmamaktadır.

    Diğer Bilgi ve Yasal Uyarılar;

    * Ovacık Doğal Propolis ekstresi üretiminin tüm aşamaları Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının belirlemiş olduğu kodekse uygun olarak gerçekleştirmektedir. HACCP -Hazard Analysis and Critical Control Points -Tehlike Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları standartlarını içeren, ISO22000:2005 Gıda Güvenliği Yönetim Sistemi ile üretilmekte ve sürekli izlenmektedir.

    * Ovacık Doğal Propolis ekstresi hijyenik ve kontrollü ortamlarda üretilmekte, paketlenmekte ve satışa sunulmaktadır.

    * Oda Sıcaklığında, serin ve kuru yerde, güneş ışınlarından koruyarak, çocukların ulaşamayacağı yerde muhafaza ediniz

    * Tavsiye edilen günlük dozu aşmayınız.

    * Takviye edici gıdalar normal beslenmenin yerine geçemez.

    * Tüm Gıda Takviyesi Ürünleri vücuda destek amaçlı üretilen besin takviyeler olarak kullanılır. İlaç değildir, ilaç olarak görülmemeli hastalıkların önlenmesi veya tedavi edilmesi amacıyla kullanılmamalıdır.

    * Hamilelik ve emzirme dönemi ile hastalık veya ilaç kullanılması durumlarında doktorunuza danışınız.

    * İçeriğindeki bir bileşene ya da arı ürünlerine karşı bilinen alerjiniz varsa kullanmayınız. Yasal olarak 4 yaş üzeri çocuklarda kullanımında bir sakınca olmamasına karşın hekim tarafından önerilmedikçe 6 yaş üzeri çocuklarda ve erişkinlerde kullanımı önerilir. Çocuklarda erişkinlere göre daha fazla oranda alerji gelişebilir. Böyle bir durum görülmesi halinde derhal kullanımı kesilmeli ve bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    İÇİNDEKİLER: Distile su, propolis ekstraktı (%10)    

    Tasviye Edilen Günlük Alım Dozu: Çocuklar (6-12 yaş) için günde 10 damla, yetişkinler için günde 20 damla.

    Besin Öğeleri                     10 Damla

    Propolis Ekstraktı              0.03629 gr

    10 Damla Etken Madde 35 mg saf propolis içermektedir.

    Serin ve rutubetsiz ortamda muhafaza ediniz. Kapak muhafazası açılmış ambalajları satın almayınız. koruyucu tapayı çıkarıp yerine damlalığı bastırarak takınız. Damlalık takıldıktan sonra buzdolabında muhafaza ediniz. Açıldıktan sonra 1 ay içerisinde tüketiniz. 

    Bal Ve Arı Ürünleri


Sepetinizde ürün bulunmamaktadır